Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerekirse idam için de referandum yapabiliriz

| |

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Manisa’da 70 tesisin açılış töreninde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Ben şuna inanıyorum, idam talebi parlamentoya gelecek. Temennim odur ki parlamentodan geçtiği anda bana geldiğinde ben bunu onaylarım. Fakat bir sıkıntı, anayasa değişikliği gerektiriyor. İşte ayın 16′sı aynı zamanda bunun da bir cevabı olacak. Gerekirse, şimdiden bir şey daha söylüyorum, bunun için de bir referandum yolu açabiliriz. Eğer parlamentodan bu çıkmıyorsa anayasa değişikliği için bir referandum talebini şimdiden hatırlatıyorum. İnşallah onun için de ne yaparız, yine millete gideriz’ dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satırbaşları:

İSTANBUL-İZMİR OTOYOLU ASLINDA MANİSA PROJESİDİR

Bundan sonraki süreçte de sizlerle beraber elele, dimdik, yürüyüşümüzü devam ettireceğiz. Geçtiğimiz 14 yılda Manisa 18 milyar liralık yatırımla yepyeni bir çevreye kavuştu. Şimdi yeni yatırımlarla Manisa emin adımlarla ilerliyor. İstanbul-İzmir otoyolu aynı zamanda bir Manisa projesidir. 6,5 milyar dolarlık bu dev proje etap etap hizmete girmeye başladı. Sabuncubeli Tüneli ile Manisa bu otoyolu rahatlıkla kullanabilecek. İstanbul-İzmir 3 saat olacak. İnşallah bugünler yaklaştı. Ankara-Manisa arası 3 saatin de altına düşecek. Sözkonusu hizmet olduğunda durmak yok yola devam diyoruz. 16 Nisan’a hazır mıyız?

MANİSA SAVAŞAN KOL, DÜŞÜNEN BEY, ÜRETEN KOL OLMUŞTUR

Rabbim bu millet için, ülke için taş üstüne taş koyan herkesten razı olsun. Efeler, yörükler, kardeşlerim. Manisa her dönemde bu coğrafyanın üreteni, düşünen beyni, savaşan kolu, yürüyen bacağı olmuştur. Terörle mücadelede asker ve polis olarak 21 şehidi var. Son El Bab operasyonunda da Manisa’nın 3 gazisi bulunuyor. Onlar şehitlerimiz sevgili peygamberimize en yakın makamda. Gazilerimizden tedavileri sürenlere acil şifalar temenni ediyorum. Dün Osmanlı’ya şehzade yetiştiren şu Manisa, Cumhuriyet tarihi boyunca tarım, sanayi, ticaret, tarih, kültürüyle yine ülkesinin gelişmesine, kalkınmasına en büyük katkıları vermiştir.

CUMHURBAŞKANLIĞI İLE BAŞBAKANLIĞI BİRLEŞTİRİYORUZ

Bugün Manisa’ya büyük bir görev düşüyor. Türkiye 16 Nisan’da önemli bir tercihte bulunacak. Ne yapıyoruz? Yönetim sistemini değiştiriyoruz. Hani ana muhalefetin malum takıntıları var ya. Ne diyor; bunlar rejim değiştirecek diyorlar. Bu ülkenin rejim sorunu 1923′de bitti. Bizim şu anda yönetim sistemiyle sorunumuz var. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlığı birleştiriyor güçlü bir yürütme organı oluşturuyoruz. Bunlara 5 tane koyun ver kaybedip gelirler.

EVET DEMEK YÜKSEK HIZLI TREN, BÖLÜNMÜŞ YOL DEMEKTİR

Cumhuriyet tarihi boyunca bu ülkede 6 bin 100 km. bölünmüş yol yapıldı. Biz 14 senede 18 bin kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Yol medeniyettir. Bu millet yatanı da görüyor, çalışanı da görüyor. 25 tane hava limanımız vardı. Şimdi 59 tane havalimanımız var. Ah kardeşlerim, işte 16 Nisan’da ‘evet’ bunların devamı demektir. Daha da ileri, daha da ileri, daha da ileri demektir. Biz gelene kadar yüksek hızlı tren var mıydı bu ülkede. Evet demenin ne anlama geldiği ortaya geldiği ortaya çıkıyor mu? Evet demek yüksek hızlı tren demek, bölünmüş yolların artması, havalimanlarının artması, dünyanın en büyük havalimanına bu ülkenin sahip olması demektir.

YALAN KONUŞMA! DOĞRU KONUŞ MECLİS’İ DAHA GÜÇLENDİRİYORUZ

2023′TE 150 milyon yolcu kapasiteli bir havalimanına sahip olacağız. İzmir’de Adnan Menderes Havalimanını kim yaptı? Biz yaptık biz. İzmir gibi modern bir şehrin doğru dürüst havalimanı yoktu. Kim kazandırdı? Hamdolsun biz. Bunlar medeniyet nedir anlamazlar. Şurada Beydağı Barajı’nı yaptığımızda bazıları bizimle dalga geçip ‘olmaz’ dediler. Bal gibi olur dedik. Yaptık mı, yaptık. Ödemiş ovasını sulamaya başladık mı? Şimdi Meclis’in ve yargının görevini yeniden tanımlıyor, bu kurumları güçlendiyoruz. Ne diyor CHP? Bunlar Meclis’i kaldıracaklar diyor. Yalan konuşma! Doğru konuş! Tam aksine Meclis’in gücünü, denetim gücünü arttııyoruz. Cumhuriyetimizi daha güçlü bir demokrasi ve yönetimle taçlandırıyoruz.

DEDİK Kİ: DEDE DENİZİN ALTINDAN MARMARAY’I GEÇİRDİK

Cumhuriyet tarihinde görülmemiş kadar tünel yaptık. Dağları deldik, tüneller yaptık. Bitmedi biz denizin altına da girdik. Benim ecdadım Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethinde karadan gemileri yürüttü. Dedik ki, dede sen karadan gemileri yürüttün, şimdi denizin altından Marmaray’ı yürütüyouz dedik. Bir de dedik ki, biz Avrasya tünelini yapacağız. Denizin altından Asya ile Avrupa’yı birbirine bağladık mı?

BELEDİYE BAŞKANLIĞIMDAN BUGÜNE KADAR DURUŞUMA ŞAHİTSİNİZ

Türkiye’nin, Türk Milleti’nin aleyhinde olacak hiçbir işin içinde yer almayız. Sizler 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum günden beri bizim  duruşumuza şahit oluyorsunuz. 1999′da cezaevine girerken herhalde gösterdiğim duruşa şahitsiniz. Şahsımın milletvekilliği engellendiğini hatırlayın. Yurt içinde ve yurt dışında sizleri temsil ederken ortaya koyduğum duruşa da şahitsiniz.

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ NİYE YAPMIYORSUNUZ DEDİM

15 Temmuz gecesi darbecilerin karşısında sizlerle tarihe geçecek şanlı bir duruş sergiledik. Bugün de Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemi, ülkemizin ve milletimizin geleceği için istiyoruz. Gençler, hanımlar anladık mı burayı? Mevcut sistemle Türkiye’nin hedefine ulaşabileceğini, eskiden beri yaşadığı sorunları çözeceğine inansaydık inanın anayasa değişikliği konusunda en küçük adım atmazdık. 14 yıldır bunu görüyoruz. Biz damdan düştük, neyin ne olduğunu biliyoruz. Başbakanım, göreve geldim. Merkez Bankası’na atama yapacağız. Yapacağımız atamada çok kaliteli, vasıfla bir arkadaşımı oraya getirmek istedim. TÜSİAD’da genel sekreterlik  bir isim. Yapmadı. “Sayın Cumhurbaşkanım neden?” dedim, “uygun değil” dedi. “Sayın Cumhurbaşkanım ekonomi ise ekonomi, paraysa para, uluslararası tecrübesi var” dedim. Yapmadı.

BİR CUMHURBAŞKANI BAŞBAKAN’A KİTAP FIRLATABİLİR Mİ?

Mehmet Şimşek’i önerdim. ‘O da olmaz’ dedi. ‘Niye’ dedim. ‘Ben böyle uygun gördüm’ dedi. “Bunun eşi başörtülü diye mi sanıyorsunuz?’ dedim. “Sayın Cumhurbaşkanım Mehmet Bey’in eşi başörtülü değil; hatta ABD’lidir” dedim. Ona da ‘hayır’ dedi. Maalesef ikisi de olmadı. Sonra Merkez Bankası içinden bir arkadaşı oranın başına getirdik. Zihniyet uymuyor. İlla aynı yerden gelecek. İdeolojik bakıyor. Bu zihniyet, kendi zihniyetinde olduğu halde rahmetli Ecevit’e kitap fırlattı. Yahu böyle bir şey olabilir mi? Cumhurbaşkanı Başbakanına kitap fırlatacak? Böyle bir anlayış olabilir mi? Biz sayın Gül’le anlaşmazlık yaşamadık. Eksikler yanlışlar olsa da aramızda düzeltiyoruz. Çünkü aynı ekolden geldik.

TÜRKİYE DURDUK YERDE BU NOKTAYA GELMEDİ

Ekonomik krizler çıktığında, sosyal çalkantılar çıkınca zararı millet görüyor. Cumhurbaşkanı seçimleri çıkmaza girdi. Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar birbirine düştüğünde kaybeden yine millet oluyor. Kitapçık fırlatılınca ertesi gün kur yüzde 40′a fırladı. 1990′lı yılları hatırlıyorsunuz değil mi? 2003 yılına kadar bu ülkenin yaşadığı sıkıntıları bizzat gören arkadaşlarımız vardır. Bize Cumhurbaşkanı seçtirmemek için icat ettikleri 367 garabeti ve diğer usülsüzlükler gözümüzün önünde. Türkiye bu anayasa değişikliğine  durduk yere gelmedi. Asırlar boyunca yaşanan sıkıntılar, tecrübeler, ortaya çıkan ihtiyaçlar var.

16 NİSAN’DA SANDIKTA EVETLERİ PATLATMAK DURUMUNDAYIZ

Anayasa değişikliğiyle getirilen yeni yönetim sistemin ülkemizin ve milletin hayrına. Türkiye’yi bu günlere onca engele, badirelere rağmen getirdik. Ama bunun için 16 Nisan’da sandıkları evetle patlatmak durumundayız. Birileri diyor ki, Türkiye’ni sorunun çözmek yerine niçin yönetim sistemini değiştiriyorsunuz. İstikrarın, güvenin teminatı şu veya bu kişi değil bizzat sistemin kendisi olsun diye anayasa değişikliği istiyoruz. Son 3-4 yıldır her cepheden ülkemize saldırılar var. Ekonomiden, medyaya, uluslararası kuruluşlara kadar her araç kullanılıyor. Mücadeleyi doğru yürütenlerle sürdürmek gerekiyor. Mevcut sistem dünkü Türkiye’nin dahi ihtiyaçlarını karşılamıyordu.

TEK PARTİCİLİK, TEK ADAMLIK CHP’NİN GEÇMİŞİNDE VAR

14 yıldır sistemde sorun çıkmıyorsa bunun kerameti kendinden menkul değil ki. Biz bu sistemi sadece ve sadece milletimiz için istiyoruz. Tek adam  diyorsanız, tek adamcılık CHP’de var. CHP’nin il başkanları o ilin valisiydi. Gençler babalarınıza, dedelerinize sorun onlar söylesin. Tek particilik, tek adamcılık böyle götürdüler. Türkiye terör örgütleriyle mücadelesini daha güçlü sürdürebilsin diye yeni yönetimi istiyoruz. Bölgesinde ve dünyada daha etkin bir hale gelebilsin diye bunu istiyoruz. Dünyada en gelişmiş ülkelerin 52′si Başkanlık sistemiyle yönetiliyor.

GENÇLER 16 NİSAN’DA ONLARA CEVAP VERECEKSİNİZ

Gençler 16 Nisan sizin gününüz. Hani diyorlardı ya; çoluk çocuğa mı bırakacağız Türkiye’yi. İşte 16 Nisan’da siz onlara cevap vereceksiniz. Biz seçilme yaşını önce 25′e şimdide 18′e indiriyoruz. 18 seçme yaşı oluyor da neden seçilme olmasın. Dünyada var, Türkiye’de neden olmasın. Birçok ülkede dev şirketlerin 25 yaşında CEO’lar var. Birileri buna hayır diyor. Bu hayır diyenlerin karşısında durmaya var mıyız? Ben gencime güveniyorum, inanıyorum. Siz 15 Temmuz’da bunu ispatladınız. F-16′lar ölüm kusarken benim gencim kaçmadı. Tankların üzerine yürüdü. Helikopterlerin üzerine yürüdü. Çünkü hepsi vatan diyordu. Hepsi şehadet diyordu. Hepsi demokrasi diyordu. Gençlerine güvenmeyen bir ülke geleceğine güvenmiyor demektir. Ben de diyorum ki 51 gün kaldı. Kapı kapı dolaşmaya var mıyız?

HERKESE SESLENİYORUM: GELİN 16 NİSAN’DA BU İŞİ HALLEDELİM

16 Nisan akşamı özellikle Manisa’yı takip edeceğim. Ben huzurlarınızda AK Parti’nin sayın genel başkanına, MHP’nin sayın genel başkanına huzurunuzda teşekkür ediyorum. Her iki partinin Meclis’teki grubuna teşekkür ediyorum. Dik durdular, 339′u yakaladılar. Sayın genel başkanlar ve ekipleri yaptı. Şimdi sıra millette. Ben de milletime güveniyorum. Benim milletim inşallah AK Parti’ye gönül veren kardeşlerim, MHP’ye gönül veren kardeşlerim, CHP’ye gönül veren kardeşim, hatta ve hatta HDP’ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum; bu milli birlik seferberliğidir, gelin birleşelim. Gelin 16 Nisan’da halledelim.

GEREKERSE İDAMN İÇİN DE REFERANDUMA GİDERİZ

Marmaris’te facetime’dan duyuruyu yaptığımda meydanlara döküldüğünüzde çok duygulandım. İlk işim İstanbul’a gelmek oldu. Halkımla bütünleştik ve oradan bütün operasyonu yönetmeye başladım. Anlamlı bir geceydi. Fazla sürmedi. 16-17 saatte ulaştık. Siz göğsünüzü F-16′lara seferber ettiniz. Ben şuna inanıyorum, idam talebi parlamentoya gelecek. Temennim odur ki, parlamentodan geçtiği anda bana geldiğinde ben bunu onaylarım. Fakat bir sıkıntı anayasa değişikliği gerektiriyor. İşte ayın 16′sı aynı zamanda bunun da bir cevabı olacaktır. Bunun için de bir referandum yolu açabiliriz. Bir referandum talebini şimdiden hatırlatıyorum.

MİLLETİN DEDİĞİNE UYACAKSIN UYMAZSAN UYDURUR BU MİLLET

Gazi Mustafa Kemal ne diyor: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milletin dediğine neden uymuyorsun? Uymazsan uydurur bu millet! Türkiye 3 kat büyüdü. Artık mevcut sistemle Türkiye’nin yola devam edemeyeceği görüldü. Patinaj yapıyoruz. Bu sistemle en az bir üç kat daha büyüyeceğimizin sözünü veriyorum. Hiçbir teklifi ortaya koymadan “Sakın mevcut sisteme dokunmayın, böyle gelmiş böyle gitsin” derseniz milletin hiçbir derdine derman olamazsınız. Bunların hiçbir fikri yok. Bunlar sadece bomba yapıp benim halkımı bombalasın. Ne  diyor Kandil’deki “Bizim oyumuz hayır” diyor. Aynı anlayışı paylaşan onunla aynı değil mi? Kişi sevdikleriyle beraberdir.

MAKAM SAHİBİ OLMA DEVRİ 16 NİSAN’DAN SONRA KAPANIYOR

İnşallah 16 Nisan’da Türkiye yepyeni bir sistemin sahibi olur. Hedeflediğimiz büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmek için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Kardeş olacağız. Siyasi hayatımız boyunca millete hakim olmak için değil bu millete hizmetkar olmak için varız. Bundan sonra da aynı anlayışla devam edeceğim. Cumhurbaşkanlığı seçimleri millete hizmetkâr olma seçimleri olacaktır. Kimin millete söyleyecek sözü, projesi, programı gücü varsa o Cumhurbaşkanı olacaktır. Makam sahibi olma devri 16 Nisan’dan sonra tamamen kapanıyor.

Yorum Yazın