Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye hücüm pozisyonuna geçmiştir

| |

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de muhtarlara seslendiği konuşmasında ‘Buradan ilan ediyorum. Türkiye savunma pozisyonunu terk edip hücum pozisyonuna geçmiştir. Kimsenin gelip bizi ekonomi ve ihanet çeteleriyle hırpalanasına izin vermeyeceğiz.’ dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 35. Muhtarlar Toplantısı’nda konuştu.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

“Türkiye’nin özellikle geçtiğimiz 150 yılı sürekli yönetim tartışmalarıyla geçmiştir. Tanzimattan Meşrutiyet’e, Cumhuriyet’in alanından çok partili siyasi sisteme kadar pek çok yol denenmiş, arayış hiç bitmemiştir. Bu sırada yaşanan darbeleri, darbe girişimlerini de unutmamak gerekiyor. Türkiye’nin gündeminde olan anayasa değişikliğiyle yöneldiği yeni sistem arayışı bu ihtiyacın neticesidir. Meclis’teki sürecin ardından konu milletimizin huzuruna gelecek, herkes izahını milletimize yapacaktır. Demokrasinin ilk adımı muhtarlıktır, oradan başlıyor. Son kademesi cumhurbaşkanlığıdır. Ülkemiz açısından bu kadar önemli bir meseleyi istişare etmesi gerekenlerin en başında cumhurbaşkanı olarak şahsım ve muhtarlarımız geliyor.

“TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİNİN HEDEF ALDIĞI TEK ÜLKE TÜRKİYE’DİR”
“40 yıllık siyasi hayatım, özellikle de son yıllarda yaşadığım hadiseler şunu gösterdi; gönlünü, gözünü ve kulağını milletimizden ayıran hiç kimsenin bu topraklarda kök salma şansı yoktur. Milletimizle olan irtibatımızı güçlendiren siz muhtarlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Ülke ve millet olarak kısa sürede o kadar çok önemli hadiseyi üst üste yaşadık ki artık öncelik sıralaması yapmakta zorlanıyoruz. Aynı anda hem terör hem ekonomi cephesinde mücadele ediyor, uluslararası saldırılara karşı direniyoruz. Aslında yaşadığımız sorunların hiçbiri bize mahsus olmamakla birlikte bizi diğer ülkelerden ayıran çok önemli farklılıklar vardır. Mesela tüm terör örgütlerinin hedef aldığı tek ülke Türkiye’dir.

“BULUNDUĞUMUZ YERE 2 AYDA GELMEDİK”
“Küresel ekonomik kriz, gelişmiş ülkeler dahil herkesi etkilerken Türkiye, yaşadığı tü sıkıntılara rağmen mali disiplininden taviz vermemiş, büyümesini belli bir seviyenin altına düşürmemiştir. Darbe girişimiyle, ekonomik baskıyla Türkiye’nin, öyle birkaç fiskeyle yıkılmayacak ulu bir çınar olduğunu cümle alem görmüştür. Biz millet olarak bugün bulunduğumuz yere 2 ayda gelmedik, bizim arkamızda iki bin yıllık devlet geleneğimiz var. 1400 yıllık medeniyet müktesebatımız var. Tarihimizin en son ve en genç devleti olan Cumhuriyetimiz dahi 93 yılını geride bıraktı. Biz göçebe devlet değiliz, kökü mazide olan bir devletiz. Bugün sahip oldukları güce, zenginliğe güvenerek dünyaya meydan okuyanlar, yarın mevsim değiştiğinde hayatta kalabilecekler mi göreceğiz”
“Ne diyor atalarımız; zulümle abad olanın ahiri berbat olur. Biz büyüklerimizden haksız davada zirve olmaktansa, haklı davada zerre olmayı öğrendik. Farkımız bu. Onun için bugün yaşadığımız sıkıntılar canımızı yakabilir ama asla bizim için yıkım sebebi olmaz. Olmayacaktır. Ne demiş Yunus, Ölürse ten ölür, canlar ölesi değil. Dünyaya gelen gider, baki kalası değil diyerek şehitliği en büyük mertebe kabul ederek mücadeleye devam edeceğiz.

“HADDİNİ BİLMEDİĞİN ZAMAN SANA HADDİNİ BİLDİRİRLER”
“Dün gece yaşadığım bir hadiseyi anlatmak istiyorum. Bir telefon geldi. Ardından ben de gazimizi aradım. Gazimiz evraklarını gönderiyor ama evraklar işleme konmuyor veya ağırdan alınıyor. Tabii ilgili yerlere de durumu bildirdim. Şimdi de buradan sesleniyorum, ey kaymakam. Sen kendini ne sanıyorsun ya, sen orada kalıcı mısın ya. O gazi kendini niçin feda etti? Bu vatan için feda etti. Köprünün üzerine niçin yürüdü, bu millet için yürüdü. Sen eğer o makamda varsan o gazi için varsın. Haddini bilmediğin zaman sana haddini bildirirler. Nitekim İçişleri Bakanıma da söyledim, öyle zannediyorum ki gereği yapılacaktır. 

“DURMAK YOK YOLA DEVAM, DAHA YAPACAĞIMIZ ÇOK ŞEY VAR”
“Ülkemizin ardı ardına yaşadığı sıkıntıların sebep olduğu sıkıntıların yeni bir doğuşun habercisi olduğuna inanıyorum. Milletimiz Çanakkale’den, Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana ilk kez istikbalini korumak için bu kadar dirayetlidir. Öyle ki her provakasyon dayanışmamızı daha da güçlendiriyor. Gezi olaylarıyla milletimizin içinde hayat tarzı gerekçesiyle bir çatlak oluşturmak istediler. Oyunun arkasında dış güçler vardı. Ah, sen köprüler yapacaksın öyle mi. Sen denizin altından raylı sistemler yapacaksın öyle mi, sen insansız hava araçları yapacaksın öyle mi. Oo biz sana izin vermeden bu adımı atamazsın; böyle dediler. Biz durduk mu, durmadık. Durmak yok, yola devam. Daha yapacağımız çok şey var. İnşallah 18 Mart’da da Çanakkale Köprüsü’nün temelini atacağız. Ve bu da dünyada ilk olacak. 5 bin metreyi aşan uzunluğu olan ilk köprü. Şimdi bunun heyecanını yaşıyoruz, inşallah 2023′e de o köprüyü yetiştireceğiz. Bundan dolayı çıldırıyorlar, bundan dolayı kıskanıyorlar. Sen kalkacaksın dünyanın en büyük havalimanını yapacaksın he. Dolarınızı kısarız, dövizinizi kısarız diyorlar. Ne kısacaksanız kısın, bu millet küllerinden yeniden doğar, sizi boğar.

“EY BATI BU DÜNYADA SİZİN ÖZGÜRLÜK DİYE BİR DERDİNİZ YOK”
“Batı’dan gelenler doğru Güneydoğu’ya gittiler. Ama bunlar ahlaksız. Oralardaki belediyeler devletin iş makineleriyle o çukurları açıyorlar, bunları görüyorlar. Hala bunları savunuyorlar. Ya bir belediye çukuru niçin açar, ya kanalizasyon için açar, ya su için açar, doğalgaz için açar. Bunların hiçbiri bunun için açılmış değil, güvenlik güçleri oralara girmesin diye bu kanallar açılmış. Güvenlik güçleri niçin var, vatandaşların can güvenliğini sağlamak için. Ey Batı, siz bunları savundunuz be. Sizin bu dünyada özgürlük diye bir derdiniz yok, sıkıntınız yok. Özgürlük bu değil ya. Özgürlük, bu insanlara insanca yaşama erdemini huzurlarına getirmek. Özgürlük Marmaray’dan geçer, Avrasya Tüneli’nden geçer, Özgürlük Osmangazi Köprüsü’nden geçer, Özgürlük inşallah dünyanın en büyük havalimanından geçer.

“Ne yaparlarsa yapsınlar, biz inandığımız, bildiğimiz yolda halkımızın, vatandaşımızın efendisi olarak değil hizmetkarı olarak bu yolda hizmete devam edeceğiz.

“Hamd olsun milletimizin kararlılığıyla bu ihaneti de başarısızlığa uğrattık. Ben bu milletle gurur duymayayım da kiminle gurur duyayım.

“EL BAB OPERASYONUNUN UZAMASININ SEBEPLERİNİN FARKINDAYIZ”
“DEAŞ, PYD, YPG oradan Kilis’e, Gaziantep’e oralardaki sınır ilçelerimizi vurmaya çalıştılar. İşte sabır sabır sabır dedik. Sonunda dedik ki; hayır, buralara girilecek. ÖSO ile beraber Cerablus’tan başladık, El Bab’a kadar girdik. DEAŞ artık tamamen kaçıyor ve PYD/YPG ile onlarla da bu mücadele kararlılıkla sürecektir. Hep ne diyorum, terörden arındırılmış güvenli bölge. Bu bizim hakkımız. Eğer o bölgelerden benim vatandaşım sürekli olarak tehdit altındaysa hakkımız var. Can güvenliği, mal güvenliği bizim en büyük görevlerimiz.

“Irak’ta benzer oyunların hazırlıkları içindeler. Başbakanımız işte bir ziyaret yaptılar. Temenni ederim ki bu tür şeyler olmaz. DEAŞ’a verilen, YPG’ye verilen gizli açık desteğin dünyadaki tüm sapkın tipleri ülkemize çekmelerinden çok iyi biliyoruz. Çok kısa sürede bitebilecek El Bab operasyonunun uzamasının sebeplerinin de farkındayız. Herkesin bir hesabı varsa bu milletin, bu ülkenin daha büyük hesabı var. Bizim başımıza çorap örmeye kalkanlar, kendi başlarına ördükleri ağın farkındayız. 

“DAHA BU TEMİZLİK BİTMİŞ DEĞİL”
“Bu millet seviliyor be. Hem de çok seviliyor. Ama biz de tüm dünyadaki ümmeti çok seviyoruz. Çünkü Türkiye yıkılırsa sadece bir ülke değil bir tarih bir medeniyet bir inanç ve kültür kalesi yıkılmış olur. İşte bu şuurla hep birlikte daha çok çalışmalıyız. 15 Temmuz’un ardından 45 bin kişi tutuklandı. 90 bin kişi kamudan ihraç edildi. Şimdi bazıları diyor ki “bu insanlar mağdur edilmiyor mu?” Ne mağduru ya? Devlete bir ihanet yapılacak, o ihaneti yapanlar halen devletin içinde olacak. Siz devleti yeniden inşa edeceksiniz ve hala bu mikroplar, hainler halen orada olacak. Böyle bir şey olamaz. Daha bu temizlik bitmiş değil daha çok işimiz var. Bu bitecek. Bitmeden olmaz.”

“TÜRKİYE SAVUNMA POZİSYONU TERK EDİP HÜCUM POZİSYONUNA GEÇMİŞTİR”
“Bundan sonra sıra bizde bir kez daha ilan ediyorum. Türkiye savunma pozisyonunu terk edip hücum pozisyonuna geçmiştir. Kimsenin gelip bizi ekonomi ve ihanet çeteleriyle hırpalanasına izin vermeyeceğiz. Tehdidin kaynağı nerdeyse gidip orada yılanın başını ezmekte kararlıyız. Bunu böyle bilin. Suriye’deki operasyonlarımıza buna başladık. Terör örgütleriyle mücadelemizi artık bu anlayışla yürütüyoruz. Irak’taki gelişmelere aynı anlayışla müdahil olacağız. Türkiye’nin yanında olmayan karşısındadır prensibiyle mücadele alanımızı genişleteceğiz. Bizi gömmeye çalışmalara cevabımız bayrağımızı en yükseğe dikerek cevap vereceğiz.”

Yorum Yazın