Da Vinci’nin şehri: Floransa

| |

Rönesansın beşiği ve İtalya’ya ayak basan gezginlerin uğrak noktalarından biri olan Floransa’dayım… Adeta sizi içinde olduğunuz zamandan koparıp, başka başka yerlere götüren büyüleyici şehir. Unutmayın İtalya yalnızca Roma’dan ibaret değil… Kesinlikle tatil planlarınıza Floransa’yı da dahil etmelisiniz. İşte size Floransa gezi rehberi…

Bu eşsiz şehri anlatmaya başlamadan önce minik bir parantez açmak istiyorum. Size ‘Stendhal Sendromu’ yani ‘Floransa Sendromu’ ya da ‘Sanat Zehirlenmesi’ desem, aklınıza ne gelir? Floransa’da bulunan Medici Riccardi Sarayı’nın ziyaretçileri üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda böyle bir rahatsızlığın var olduğu tezi ortaya atılmış.

Peki nedir bu Sanat Zehirlenmesi? Yapılan araştırmalar sonucunda, bir tablonun ya da heykelin karşısında kalp atışları hızlanan, başı dönen hatta baygınlık geçirip halüsinasyon gören insanlar tespit edilmiş ve bu hastalık, rahatsızlık literatüre ‘Sanat Zehirlenmesi’ olarak geçmiş. İlginç… Uffizi’ye gittiğinizde kendinizi gözlemleyin. Belki siz de farkında olmadan bu rahatsızlığa yakalanmışsınızdır. Kim bilir…

Sanat ve Medici Ailesi
Söz konusu Floransa ise altı çizilecek en önemli konulardan biri, Floransa’nın dünya sanat tarihinde çok önemli bir noktaya gelmesini sağlayan ‘Medici Ailesi’dir. Bu noktada kocaman bir parantez açıp, kısaca bu aileden bahsedeceğim. 14 ve 17. yüzyıllar arasında varlıklarını sürdüren Mediciler sanata müthiş önem vererek, Floransa’nın birçok noktasında eserlerini göreceğiniz; Fra Angelico, Botticelli, Donatello, Michelangelo, Leonardo Da Vinci ve Raphael gibi sanatçıları maddi manevi desteklemiş. Birçok sanat eserinde Medici imzası göreceksiniz.

İşte bu eserler Medicilerin sanatçılara özel olarak yaptırdıkları eserlerdir. Ayrıca Mediciler, üç Papa ve çok sayıda İtalya Hükümdarı yetiştirmiş, son derece güçlü bir hanedan olarak tarihte yer alırlar. Arno Nehri etrafında kurulan ve nüfusu neredeyse 400 bin olan Toskana’nın bu güzel şehri, Medicilerin büyük katkısıyla tarih boyunca Leonardo Da Vinci, Michelangelo gibi dehalara ev sahipliği yapmıştır.

Nereler gezilmeli?
Uffizi Müzesi
Sanata merakınız nedir bilmiyorum ama Floransa’ya gideceksen ilk uğrak noktası kesinlikle ünü ülke sınırlarını aşıp, dünya çapında bilinen ve aslında Medicilerin çalışma alanı olarak inşa ettirdiği Uffizi Müzesi olmalı. Michalengelo, Leonardo Da Vinci ve nicelerinin eserlerinin bulunduğu Uffizi, Klasik Dönem ve Rönesans’ın en güzel örneklerine ev sahipliği yapıyor. Giriş pahalı olsa da parayı kıyıp girmelisin. Perşembe akşamları giriş ücretsiz.

Signoria Meydanı
Heykelleriyle ve çeşmeleriyle ünlü Signoria Meydanı… Kesinlikle meydanda vakit geçirmelisiniz. Ben kahvemi yudumlayarak bir sokak müzisyeninin yanında almıştım soluğu… Müziğin ritmi, meydanın dokusu ve atmosferi harikaydı.

Duomo di Firenze
Gezi sırasında heybetli ihtişamıyla karşına çıkacak; bilinen diğer adıyla Santa Maria del Fiore, Floransa Katedrali… 15. yüzyıldan beri ayakta duran yapının yüksekliği tam 114 metre. Kulenin tepesinden şehri izlemek harika…

Piazzale Michelangelo
Romantik şehir manzarasıyla, tüm yorgunluğunu yok eden, birçok cafe-barı ve Davut Heykeli’nin bir benzerini barındıran meşhur tepe. Şehir merkezinden arabayla 10, yürüyerek 20 dakikada ulaşabilirsiniz. Özellikle gün batımını izlemenizi tavsiye ederim.

Nerede konaklanılır?
Floransa’da her bütçeye uygun konaklama seçeneği mevcut. Ancak bir sırt çantalı olarak benim tercihim her zamanki gibi ucuz ve çok yataklı bir hostel oldu. Hem sosyalleşmek hem de bütçeme uygunluğu açısından hostel kullanıyorum. Merkeze 20 dakika yürüme mesafesinde olan Hostel 7 Santi’ye kahvaltı ve akşam yemeği hariç, gecelik 18 euro ödedim. Tavsiye ederim ama belirttiğim gibi bütçenize göre seçenek bol. Dilerseniz daha fazla ücret ödeyerek şehir merkezine yakın bir seçeneği tercih edebilirsiniz.

Yorum Yazın