Güzeller güzeli Prag

| |

Gitmeden önce Prag’ın ne kadar güzel bir yer olduğunu hep duyardım ama bu kadarını da beklemezdim doğrusu… Adım attığınız andan itibaren şehrin büyülü geçmişi insanı içine çekiyor. Prag, sanat ve tarihin ahenkle dans ettiği çok güzel bir şehir.

Öncelikle tüm dünyada dikkatleri üstüne çeken Saat Kulesi’nden bahsetmek istiyorum. Saati tasarlayan usta öyle bir tasarlamış ki, dünya çapında ikinci bir örneği yok. Saati, burçları, günleri ve ayları gösteriyor. Zamanında kral, bu becerikli ustanın başka bir kral için daha da güzel bir saat tasarlayacağına dair söz verdiğini duyunca, ustanın iki elini de kestirmiş.

Böylelikle dünya çapında eşi benzeri olmayan bir saat haline gelmiş. Her saat başı insanların görmek için toplandığı bu meydan da yürümek neredeyse imkansız. Her adım da bir kiliseye, heykele rastlıyorsunuz. Sanki şehir değil de açık havada bir müze misali Prag… Prag ikiye ayrılıyor. Old Town (Eski Kasaba) ve New Town (Yeni Kasaba)… Bu iki tarafı birbirine bağlayan ve altından Vltava Nehri geçen harika Karl Köprüsü görülmeye değer. Zaten eminim Prag’ı gezerken birçok kez üstünden geçeceksiniz. Şatoları andıran yapısı, üzerindeki heykeller inanılmaz derecede ilham verici.

Üstelik köprüde yeniçerili bir heykelde bulunuyor. Akşamları ise inanılmaz bir manzaraya ev sahipliği yapıyor. Şehrin ışıkları, gökyüzünün bin bir çeşit rengiyle mest oluyorsunuz. Ama maalesef turist yoğunluğundan ötürü insan, fotoğraf çekmeyi geçtim yürümeyi bile zor başarıyor.

Eşsiz Prag lezzetleri
Prag aynı zamanda etleriyle ünlü. Çek yemeklerine bayıldım. Kesinlikle tavsiye edeceğim yerler arasında, Nase Maso( küçük bir kasap, ayaküzeri hamburgerler hazırlıyor) lezzeti muhteşem. Yöresel yemekler yemek istiyorsanız eğer kesinlikle Krovna Olympia’ya bir uğrayın derim. Aynı zamanda nehir kenarlarında da manzara eşliğinde yemek yiyebileceğiniz harika mekânlar var.

Bunlardan biride Kampa Park… Bu mekâna gitmeyen ünlü isim kalmamış neredeyse. Girişindeki fotoğraflardan bunu anlıyoruz. Gezdiğiniz yerlerde de birçok restoran ve kafe bulabilirsiniz. Mesela Cafe Louvre, tarihi bir binada yer alıyor. Lezzetler harika. Birde üstüne Albert Einstein, Franz Kafka gibi isimlerin de burada bulunmuş olduğunu duyunca insan daha çok gitmek istiyor. Mutlaka gidilmesi gereken yerler listenize ekleyin derim. Yöresel tatlıları olan Trdelnik’i de tatmalısınız. Neredeyse her adım başı satılıyor. Günde iki defa bile yediğim olmuştur.

Prag’ın göbeğinde bulunan, özellikle her mimarın görmesinde fayda olan Dancing House’tan (Dans Eden Ev) bahsetmek istiyorum. Dans eden kadın ve erkekten esinlenerek tasarlanan bu binalar sanki canlı gibi… Mimar Vlado Milunic’in tasarlamış olduğu binanın barok ve gotik yapılarla dolu olan sokağın ortasında konumlanmış olması oldukça dikkat çekici…

Dünyanın en büyük antik kalesi
Prag Kalesi ise asla görülmeden dönülmemesi gereken önemli yapılardan. Prag’ın oldukça yüksek bir rakımında bulunan ve harika bir şehir manzarası sunuyor. Üstelik Guinness Rekorlar Kitabı’na göre dünyanın en büyük antik kalesi seçilmiş. Görmek için biraz yokuş çıkmanız gerekecek. Prag’da o kadar çok müze ve sanat galerisi var ki, insan hangi birine yetişeceğini şaşırıyor. “Keşke daha çok zamanımız” olsa diyorsunuz. O yüzden seyahate başlamadan önce küçük bir planlama yapmanızı öneririm.

Sanat ve Edebiyat şehri
Prag, aynı zamanda çok köklü bir müzik, sanat ve edebiyat şehri. Franz Kafka, Mozart, Albert Einstein gibi bir çok önemli ismin yolu Prag’dan geçmiş. Nerdeyse her kilisede Vivaldi, Beethoven ve daha birçok efsaneleşmiş ismin bestelerini canlı canlı dinlemeniz için mini konser biletleri satılıyor. Fiyatları da çok uygun. Kişi başı 20 euro civarı.

Nerede konaklanılır?
Aria Hotel’i tavsiye etmek istiyorum. Eski Şehir’de yer alan bu nezih otel şehrin ruhunu oldukça yansıtıyor. Bulunduğu bina tarihi, otelin her köşesinde Salvador Dali’nin eserleri mevcut. Otel sahibi sanata oldukça düşkünmüş. Her odanın bir adı var. Kimi Beethoven kimi Mozart… Odalar da muhteşem bahçelere bakıyor. Bahçe deyip geçmemek lazım sanki şaheser ve UNESCO tarafından koruma altında… Prag’a yolunuz düşerse kalmasanız bile mutlaka bir uğrayın derim.

Yorum Yazın